Alışılmışın Dışında Bir Deneyim: İstanbul Travesti Rüyası

İstanbul, birçok insanın gözünde masalsı bir şehirdir. Eşsiz tarihi dokusu, farklı kültürlerden gelen insanları ve durmaksızın akan enerjisiyle hem yerli hem de yabancı ziyaretçilere unutulmaz anılar bırakır. Fakat “İstanbul Travesti Rüyası” olarak nitelendirilen o bambaşka dünyaya dalmak isterseniz, belkide en doğru zaman tam da hiç plan yapmadığınız, kendinizi özgür hissettiğiniz o andır. Çünkü bu deneyim, sıradan gece hayatından çok daha fazlasını sunar; her köşesinde farklı bir hikaye, her sokakta ise yeni bir sürpriz saklıdır.

Önyargıları bir kenara bıraktığınızda, İstanbul’un renkli travesti camiası size apayrı pencereler açabilir. Kimi zaman yüksek enerjili müziklerin çaldığı mekanlarda dans ederken, kimi zamansa kendinizi beklenmedik samimi sohbetlerin tam ortasında bulabilirsiniz. Bu atmosferin en büyüleyici tarafı, tanımadığınız insanlarla bile kısa sürede samimi dostluklar kurabilme ihtimalinizdir. Renk cümbüşüne dönüşen sahne şovları, göz kamaştırıcı kostümler ve kıpır kıpır ritimler, ruhunuzda kılasik eğlence anlayışının çok ötesinde bir coşku yaratır.

Bu deneyimin büyüklüğünü anlayabilmek için, gecenin ilerleyen saatlerinde sokakları arşınlamanız yeterli olabilir. Dar ara sokaklarda gizlenmiş, dışarıdan bakıldığında belki sıradan gözüken mekanların içine girince adeta bir masal diyarına adım atarsınız. Işıl ışıl neon tabelalar, yüksek tempolu müzik ve kahkahaların yankılandığı atmosfer, dakikalar içinde sizi içine çeker. İlk başta çekingenlik yaşarsınız belki ama zamanla bu enerjiye kapılıp kendinizi kaybedecek kadar rahatlamanız kaçınılmazdır.

İstanbul Travesti Rüyası’nı asıl unutulmaz kılan ise insanların misafirperverliğidir. Gerçekten de kimseye benzemeyen, kendi kurallarını kendi yazan bu dünyanın sakinleri, önyargısız herkesi kollarını açarak karşılar. Bir çok kez, sadece birkaç saatlik bir macera olarak gördüğünüz şey, beklenmedik samimi dostluklara ve ömür boyu hatırlanacak hatıralara dönüşebilir. Bu sahnede yer alan performans sanatçıları kadar, her gece bıkmadan tekrar tekrar gelen sadık müdavimler de işin tuzu biberi olur. Hepsinin anlattığı hikayelerle, bu rüyanın gerçeklikten beslendiğini ve aslında şehrin tam kalbine kök saldığını anlarsınız.

Elbette böyle bir deneyimi yaşamak, her açıdan konfor alanınızın dışına çıkmayı gerektirebilir. Korkularınız ya da önyargılarınız olabilir ama bu eşsiz yolculuğun sonunda kendinizi, “Ben neden daha önce denemedim ki?” diye sorgularken bulabilirsiniz. Hayatın çok hızlı aktığı bu şehirde, İstanbul Travesti Rüyası gibi alışılmışın dışında bir deneyim, yeri gelir ufkunuzu genişletir, yeri gelir eğlence anlayışınızı tamamen değiştirir. Ve belki de en önemlisi, insan çeşitliliğinin, saygı ve anlayışın ne kadar değerli olduğunu size bir kez daha gösterir.

İstanbul’a ilk taşındığımda, bu şehrin asla uyumadığını ve her sokağının farklı bir hikaye anlattığını duyardım. Gündüzleri kalabalık caddelerdeki tarihi yapılara, rengarenk dükkan vitrinlerine hayran kalır, geceleri de hareketli kulüplerde eğlencenin doruk noktasına ulaşıldığını hissederdim. Ama bir gün “İstanbul Travesti Rüyası” olarak anılan o bambaşka dünyayı keşfetmek için cesaretimi toplayacağımı hiç düşünmezdim.

Bir akşam vakti, arkadaşımın ısrarlarıyla kendimi bilmediğim bir semtin dar sokaklarında buldum. İlk başta biraz tedirgindim; bilirsiniz, önyargılar insanı mahkum edebilmekte. Ancak o sokaklara adım attığımda burnuma gelen hafif parfüm kokusu ve neon ışıkların rengarenk yansıması sanki beni farklı bir gezegene ışınladı. Kapısından girdiğim mekanda güler yüzlü insanlar, kahkahaların havada uçuşması ve gökkuşağı kadar canlı sahne kostümleri beni anında içine çekti. Fark ettim ki, ruhumu sıkan o kalıplaşmış fikirleri geride bırakmadıkça gerçek eğlenceyi ve samimiyeti keşfetmem mümkün değildi.

O gece tanıştığım insanlar, verdikleri enerjisiyle hayatı doya doya yaşamam gerektiğini fısıldıyor gibiydi. Masada oturup tek başıma çekingen bir şekilde etrafa bakarken, yanıma gelen bir travesti performans sanatçısı bana geceyle ilgili ipuçları verdi: “Eğlenmek için önce kendine izin vermelisin,” dedi. Başta bir anlam veremedim, ancak müzik yükseldikçe, sahnedeki ritimler ve izleyicilerin coşkusu arttıkça, ben de içimdeki korkuları bir bir söküp attım. Dans ettiğimiz, bağıra çağıra şarkılara eşlik ettiğimiz ve belki de hayatımda ilk defa hiç utanmadan kendim olabildiğim o anlar, İstanbul Travesti Rüyası’nın tam kalbinin attığı yerdi.

Evet, belki de hepimizin zaman zaman çekindiği ve “Benim işim değil,” dediği deneyimler vardır. Ama samimiyetle söyleyebilirim ki, o gece yaşadığım atmosfer, insana hem özgüven hem de içsel bir huzur veriyor. Gece boyu sohbet ettiğim insanlar, yılların dostuymuşuz gibi karşılıksız bir sıcaklık sundular. “Farklı” kelimesine bambaşka bir anlam kazandıran o dünyada, aslında hepimizin aynı çatı altında birleştiğimizi hissettim: müziğin, dansın ve samimiyetin gücüyle.

Eğer bir gün cesaretinizi toplayıp önyargılarınızı kapının dışında bırakabilirseniz, size de şiddetle tavsiye ederim. Çünkü İstanbul’da alışılmışın dışında bir deneyim yaşamak, kim bilir belki de gerçekte kim olduğunuzu keşfetmenizi sağlayacak en güzel yolculuklardan biri olabilir. Bu şehir herkesin rüyasında başka şekillerde canlansa da, İstanbul Travesti Rüyası bana kendi özgürlüğümü ve hayatın sürprizlerle dolu olduğunu bir kez daha hatırlattı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir